<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>TARİHİMİZDEN İBRET ALACAĞIMIZ KISSALAR</title>
        <description>Tarihte birçok ibret alınacak hadise var. Özellikle Türk Milleti dünya da en şerefli tarihe sahip olan millettir! Tarihimizdeki kıssaları ibret almak için okuyalım...</description>
        <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 22:23:18 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>BAZEN TEK SUÇUNUZ GÜVENMEKTİR</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/bazen-tek-sucunuz-guvenmektir_12729491.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/bazen-tek-sucunuz-guvenmektir_12729491.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Bir küçücük balıktı koskoca okyanusta! Okyanusun her yeri onundu rahat bir şekilde her yere gidebilirdi. Bir gün kıyıyı merak etti. Kıyıya haddinden fazla yaklaşmış, sınırı aşmıştı. Hemen büyük bir dalga kabarıp, onu kıyıya atıverdi. Çırpındıkça çırpındı küçük balık feryadı figan etti küçük balık. Canı sökülüyordu bunun farkındaydı. Tek şansı büyük bir dalganın kıyıyı vurmasıydı. Çırpınmayı bıraktı, kalan gücünü dalgaya saklıyordu. Sayılı dakikaları saymaya başlamıştı ki; tam o anda bir gölge belirdi üstünde. Birisi ellerini ona doğru uzatıyordu. Çırpındı, canlandı bir anda o ellerin arasına girmek istemiyordu. Elini uzatan da yorulmuştu bir türlü yakalayamamıştı küçük balığı:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ey küçük balıkçık! Neden güvenmezsin bana. Kendini bırak bana, gerçekten seni suya atmaktan başka bir niyetim yok.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sana nasıl güvenebilirim? O kuvvetli ellerin arasına girdiğimde bir anda canımı çıkarmayacağını nerden bilebilirim?&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sat, 05 Apr 2008 15:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DÜŞMEYEN KALE</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/dusmeyen-kale_12664691.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/dusmeyen-kale_12664691.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;DÜŞMEYEN KALE&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Bak! Nasıl başladı, nasıl bitti?&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Uğraşma gönül boşuna uğraşma,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Güvenecek kimse kalmamış,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Yorma gönlünü değmez kimseyle uğraşma,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Tıkanmış umutlar, kangren olmuş aşklar,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Her şeyin çivisi çıkmış, yalama olmuş bütün duygular,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Nerde güvendiğin o iyi insanlar,&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Hepsinden bir yaran, bir acın var.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Her şey bozulmuş, yeri.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/dusmeyen-kale_12664691.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 04 Apr 2008 19:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SAĞLAM DALIN CEFALI DİKENİ</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/saglam-dalin-cefali-dikeni_12638001.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/saglam-dalin-cefali-dikeni_12638001.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Yeryüzünü nerden geldiği bilinmeyen kapkara bir katran kaplamıştı. Her geçen günde de seviyesini yükseltmekteydi. Katran içinde boğulmak istemeyenler, kendince inandığı en yüksek dağa tırmanıyordu. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İşte onlardan bir genç de inandığı en yüksek dağa tırmanmaya başladı. Yolu çok meşakkatliydi. O dağa tırmanmak tabii ki gibi kolay değildi. Ama bazıları gibi katran içinde katranlaşmak istemediğinden, inandığı o en yüksek dağa tırmanmaya bitmek tükenmek bilmeyen bir azimle sarılıyordu. Ama gerçekten yolu uzundu ve o yol da akla hayale sığmayacak tehlikelerle doluydu. Attığı her adımda fevkalade zor engellerle karşılaşıyordu. Böyle birçok engeli en büyük kuvveti olan azmiyle aşıyordu, hiç durmuyordu. Hep yükseliyordu istediğine doğru. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Böyle yükselmeye devam ederken bir gün korkunç bir uçurumun kenarına geldi. Uçurumun dibine bakmak isteği geldi içinden. Dayanamadı tutamadı kendini merakını gidermek için uçuruma haddinden fazla yaklaştı. Uçurumun fıtratıydı ki kendine haddinden fazla yakınlaşanı bir yolunu bulur kendine çekerdi. İşte genç de haddini aşm.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/saglam-dalin-cefali-dikeni_12638001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 04 Apr 2008 15:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÜLFİDANI İLE KIŞGÜNEŞİ</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/gulfidani-ile-kisgunesi_12532611.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/gulfidani-ile-kisgunesi_12532611.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Bir gülfidanı, bahar güneşi zannedip, kış güneşine aldandı kışın ortasında. Tomurcuk tomurcuk olup fışkırdı gökyüzüne doğru. Uzun süredir içinde sakladığı güzellikleri çıkardı dışarıya, kış güneşine aldanıp. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Gonca gonca güllerle donattı kendini ve kış güneşini bahar güneşi sanıp seyre daldı. Bir gün, iki gün, üç gün derken bir hafta böyle geçti. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Her şey olumluydu, güle öyle diyordu kış güneşi, ama öyle değildi. Çünkü bir gün ne olduysa oldu. Nerden geldiği belli olmayan bir kuru ayaz aniden bastırıverdi. Kış güneşi dursa da yerinde, kuru ayaza fazla ayak diretemedi. Sıcaklığını da parlaklığını da alıp kara bulutların arkasına gizlendi. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Wed, 02 Apr 2008 23:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ERTUĞRUL&amp;#8217;UN OCAĞINDA BİR DEVLET DOĞUYOR</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/ertugrul-un-ocaginda-bir-devlet-doguyor_11435971.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/ertugrul-un-ocaginda-bir-devlet-doguyor_11435971.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img1.blogcu.com/images/k/i/s/kissadanhisseler/00)_seluklu_antk_dekorasyon_ve_restorasyon.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=500 src=&quot;http://img1.blogcu.com/images/k/i/s/kissadanhisseler/00)_seluklu_antk_dekorasyon_ve_restorasyon.jpg&quot; width=330 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp; 1258 yılında Ertuğrul&amp;#8217;un Ocağı küçük Osmancıkla şenlenir.&amp;nbsp; Söğüt&amp;#8217;te o güne dek görülmemiş bir bayram yaşanır adeta. &amp;nbsp;Kuzular kesilir, kazanlar kaynar, leziz mi leziz yemekler yapılır, fakir fukaranın karnı doyurulur. Meydan Kayı yiğitlerinin naraları ile dolar.&amp;nbsp; At yarışları, cirit atmalar, güreşler, ok salmalar daha nice nice yarışlar, müsabakalar yapılır. Derken günler geçmeye, aylar ayları, yıllar yılları kovalamaya başlar. Osmancık da büyümüş ata binecek, eline kılıç alacak yaşa gelmiştir artık.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Ertuğrul Bey, Osman&amp;#8217;ı en iyi şekilde yetiştirmek için büyük gayret sarf etmek de onun ilim, ahlak, edep, kuvvet ve cesaret bakımından en üstün dereceye ulaşmasını çabalamaktadır.&amp;nbsp; Ertuğrul Bey, Osman&amp;#.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/ertugrul-un-ocaginda-bir-devlet-doguyor_11435971.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 20 Mar 2008 22:04:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KÜFFARI TİTRETEN MEKTUP</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/kuffari-titreten-mektup_4374844.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/kuffari-titreten-mektup_4374844.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Devir; Sultan II. Bayezid Han devriydi. O yıllarda II. Bayezid Han&amp;#8217;a, Venedik devleti&amp;#8217;nin saray duvarlarına Müslümanları ve Osmanlıları aşağılayıcı, hakaret dolu resimler yapıldığı haberi ulaştırılır. Bu haberi alan Sultan II. Bayezid Han, derhal veziriazamı çağırtarak, Venedik gavurunu korkudan tir tir titretecek şu mektubu kaleme aldırtır:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220; Malumumuz oldu ki sarayının duvarına bizimle alakalı bir takım safsatalar yaptırmışsın. Bu sebepten dolayı sana mektubumu getiren çavuşum, sana emanetimi verdikten sonra hemen o duvarı, çavuşumun gözü önünde yıktıracaksın. Şayet bir ihmalin görülürse, bilesin ki bizden sana acı bir azap dokuna&amp;#8230;&amp;#8221; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bu dehşet saçan mektubu okuyan Venedik Doçu&amp;#8217;nun derhal korku damarları kabarır. Osmanlı&amp;#8217;nın azabına duçar olmak istemeyen Venedik Doçu, hemen duvarcıları çağırtarak, resimlerin bulunduğu duvarları Osmanlı Çavuşunun önünde yerle yeksan eder. Osmanlı Çavuşuna da &amp;#8220; Ne olur padişahınızdan benim için özür dile de bize bir zararı dokunmasın der.&amp;#8221; </description>
            <pubDate>Mon, 15 Oct 2007 18:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>FATİH VE MOLLA HÜSREV</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/fatih-ve-molla-husrev_4340375.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/fatih-ve-molla-husrev_4340375.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Molla Hüsrev&amp;#8217;in babasının soyu Fransız asıllı olup, babası bir Fransız subayıydı. Babası Türklerin üstün ahlakına hayran olup, İslamiyeti seçer ve ismi Feramerz olan bu mübarek zat, adını Feramuz olarak değiştirir. Fransa&amp;#8217;dan kalkıp Anadolu&amp;#8217;ya göç eder ve Sivas -Tokat civarlarına yerleşir. Oğluna Peygamber Efendimizin adını koyan Feramuz Bey, kızını da Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey&amp;#8217;e verir. Feramuz Bey bir müddet sonra vefat eder ve oğlu Muhammed ablasının yanına sığınmak zorunda kalır. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Eniştesi Hüsrev Bey, Muhammed&amp;#8217;in müthiş zekasını keşfederek ona hayran kalır ve onun tahsil görmesi için ne gerekirse yapar.&amp;nbsp; Muhammed de eniştesinin bu teveccühünün altında kalmaz; gecesini gündüzüne katarak akranlarına fark atar! Sonuçta molla olan Muhammed, eniştesinin adıyla &amp;#8220;Molla Hüsrev&amp;#8221; diye anılmaya başlar. Molla Hüsrev, işinin ehlidir ve devlet kademelerini ışık hızıyla tırmanmaya başlar. Öyle ki bir müddet sonra II.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/fatih-ve-molla-husrev_4340375.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 09 Oct 2007 01:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GERÇEK MÜRİDLERİMİZİN SAYISI</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/gercek-muridlerimizin-sayisi_4211510.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/gercek-muridlerimizin-sayisi_4211510.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Devir Sultan II. Murat Han devriydi. O devirde Ankara&amp;#8217;da bulunan Hacı Bayram Veli&amp;#8217;ye büyük muhabbet ve saygı gösteren II. Murat Han, &amp;nbsp;büyük veliye hürmeten onun müridlerinden vergi alınmamasını emretmişti. Bunu duyanların çoğu sadece vergiden muaf olmak için Hacı Bayram Veli&amp;#8217;nin müridi olmaya akın ettiler. Böyle bir durumda bir zaman geldi ki Ankara&amp;#8217;dan vergi alınamaz hale gelindi. Öyle ki Ankara&amp;#8217;dan kimden vergi istense, o kişi &amp;#8220; Ben Hacı Bayram Veli&amp;#8217;nin müridiyim&amp;#8221; diyordu. &amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu durum Murat Han&amp;#8217;a iletildi. Murat Han da, Hacı Bayram Veli&amp;#8217;ye bir mektup göndererek durumu büyük veliye bildirdi. Mektupta Hacı Bayram Veli&amp;#8217;den gerçek müritlerinin sayısı isteniyordu. Hacı Bayram Veli&amp;#8217;de zaten kendisine vergiden muaf olmak için bağlılık gösterenlerden şikayetçi idi. &amp;nbsp;Bu mektubu fırsat bilen Hacı Bayram Veli, bütün müridlerine bir yerde toplanmaları için haber saldı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hacı Bayram Veli, müridlerinin toplanacağı alana bir çadır kurdurttu ve içini de koyun ile doldurdu. Sonra müridleri de çadırın kurulduğu alanda toplandılar. Büyük Veli çadırdan çıktı ve kalabalığa:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#8220; beni seviyor musunuz?&amp;#8221; diye sordu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kalabalık:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Wed, 19 Sep 2007 00:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMANLI'NIN KADISI</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-kadisi_4143846.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-kadisi_4143846.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Devir Osmanlı devri&lt;/STRONG&gt;, yer Bursa; bir adam pazardan at satın alır. Ama sonradan fark eder ki at hastadır. Hemen tez davranıp, atı geri vermeye yeltenir. Belki satın aldığı adam, atın hastalığını kabul etmez de atını geri almaz diye, ilk önce kadıya gidip, işini sağlama bağlamak ister. O devirde de Bursa kadısı Molla Fenari&amp;#8217;dir. Adam doğruca kadılığa varır ama Molla Fenari yerinde yoktur. Adam bu yüzden işini ertesi güne bırakmak zorunda kalır. Fakat at bir gece dayanamaz ve ölür. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Ertesi gün Kadı Molla Fenari&amp;#8217;ye varan adam nasıl mağdur olduğunu anlatır ve ne yapması gerektiğini sorar. Adamı dinleyen Molla Fenari:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220; Senin zararını ben ödeyeceğim.&amp;#8221; der.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Adam Molla Fenari&amp;#8217;ye hayretle bakar ve:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;#8220; Ama nasıl olur? Niçin siz ödeyeceksiniz ki konuyla ilgili hiçbir alaka.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-kadisi_4143846.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 10 Sep 2007 22:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMANLI'NIN MÜHENDİSİ DE BİR BAŞKA</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-muhendisi-de-bir-baska_4138707.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-muhendisi-de-bir-baska_4138707.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;1780 yılında&lt;/STRONG&gt; İstanbul&amp;#8217;a bir Fransız mühendisi gelir. Bu Fransız mühendis yanında da bir de logaritma cetveli getirmişti. Bir müddet sonra Bâb-ı Âlî&amp;#8217;ye gelerek, bu cetveli zamanın hükümetine verir. Osmanlı&amp;#8217;nın bu gibi işlerde cahil olduğunu düşünen Fransız mühendis, kendinden emin bir şekilde: &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;#8220;Memleketinizde bu cetvelden anlayan ve bununla uğraşan var mıdır?&amp;#8221; diye sorar.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Bunun üzerine kendisine, Gelenbevî İsmail Efendi adında bir zatın bu işlerle meşgul olduğunu söylerler. Fransız mühendis, Gelenbevî&amp;#8217;nin adresini alarak kendisini ziyaret eder. Bir kulübeden farkı olmayan İsmail Efendi&amp;#8217;nin evinden içeri giren mühendis, karşısına çıkan bu üstü başı perişan adamın, aradığı kimse olduğunu güçlükle anlaması üzerine, onu küçümseyerek fazla konuşmağa bile tenezzül etmeden elindeki kitabı uzatır ve:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;#8220;Bır haftaya kadar bu kitap hakkındaki cevabınızı bekliyorum.&amp;#8221; deyip bu .. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-nin-muhendisi-de-bir-baska_4138707.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 10 Sep 2007 11:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMAN GAZİ VE FAKİR KÖYLÜ</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osman-gazi-ve-fakir-koylu_4088416.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osman-gazi-ve-fakir-koylu_4088416.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;Yaptığı fetihlerle Bizans&amp;#8217;ı tir tir titreten Osman Gazi, topraklarındaki insanlara ve hatta hayvanlara da oldukça şefkatli ve merhametli davranırdı. O bu haliyle, fethettiği topraklardaki ahalinin gönüllerini de fethediyordu. Onun topraklarında zulmün bir nebzesi dahi görülmezdi.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;Topraklarında hayvanlara dahi zulüm edilmemesine özen gösteren Osman gazi, günlerden bir gün bir Pazar yerini teftiş etmeye çıkar. &amp;nbsp;Pazar yerini gezerken, fakir bir köylünün önündeki iki tavuğun kursağını yoklar. Tavukların kursaklarını bomboş görence, bir anda celallenip köylüyü fena halde azarlar. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;Osman Gazi&amp;#8217;nin azarlarına hedef olan zavallı fakir köylü, gözlerine hücum eden yaşlara mani olamaz ve Osman Gazi&amp;#8217;ye:&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 04 Sep 2007 00:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>EĞER PADİŞAH BİZ İSEK!!!</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/eger-padisah-biz-isek_4059086.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/eger-padisah-biz-isek_4059086.html</guid> 
            <description>
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_266081.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=332 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_266081.jpg&quot; width=434 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Sultan II. Murat Han,&lt;/STRONG&gt; İstanbul&amp;#8217;u birkaç kez kuşatmasına rağmen fetih ona bir türlü nasip olmamıştı. &amp;nbsp;Hacı Bayram Veli; &amp;#8220; İstanbul&amp;#8217;un Fethi kundaktaki küçük şehzadeniz ile bizim Köse&amp;#8217;ye nasip olacaktır&amp;#8221; demişti. Kundaktaki şehzade Fatih sultan Mehmet, Köse; ise Hacı bayram Veli&amp;#8217;nin talebesi Akşemseddin idi. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;Sultan II. Murat Han, İstanbul&amp;#8217;un Fatih&amp;#8217;i olacak II. Mehmet&amp;#8217;i en iyi şekilde yetiştirdi ve İstanbul&amp;#8217;un bir an önce fethetmesi için, kendisi tahtından fedakarlık edip, Sultan II. Mehmet&amp;#8217;i 12 yaşında tahta oturttu.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 31 Aug 2007 15:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YANLIŞ REFORM ANLAYIŞIMIZ</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/yanlis-reform-anlayisimiz_4049393.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/yanlis-reform-anlayisimiz_4049393.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Batı&amp;#8217;nın bilimi ve tekniki alanını örnek almayıp da bizim kültürümüzle adeta tamamen ters olan Batının lüks eğlence kültürünü örnek alıp, bunu reform zanneden devlet adamlarımızın, ülkenin bütün meselelerini halletmiş gibi o zamana kadar sadece batılıların kendi aralarında düzenledikleri balolara katılması üzerine, baloda bulunan bir Fransız kadını;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#8220; Türkler reforma, bitirmeleri gereken yerden başladılar&amp;#8221; demiş ve ne kadar doğru bir teşhiste bulunmuştur. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/yanlis-reform-anlayisimiz_4049393.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 30 Aug 2007 11:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÜÇ AY SAHİBİNİ BEKLEYEN ALTIN KESESİ</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/uc-ay-sahibini-bekleyen-altin-kesesi_4037356.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/uc-ay-sahibini-bekleyen-altin-kesesi_4037356.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_fatih.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=209 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_fatih.jpg&quot; width=365 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Fatih Sultan Mehmet Han&lt;/STRONG&gt; devrinde bir müslüman günlerce dolaşıp, yıllık zekâtını verebileceği fakir birilerini arar, ama o kadar dolaştığı halde zekâtını verecek fakir bir kimse bulamaz. Bunun üzerine zekâtının tutarı olan altınları bir keseye koyarak, &amp;nbsp;bir ağaca asar ve üzerine de:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&quot;Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekâtımı verecek ihtiyaç sahibi bir kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al&quot; diye yazar.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Ne muhteşem olaydır ki günler geçer, haftalar geçer, aylar geçer ve bu altın kesesi tam üç ay ağaçta asılı kalır da kimse o zamana kadar, o altın kesesine elini&amp;nbsp;bile sürmez. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/uc-ay-sahibini-bekleyen-altin-kesesi_4037356.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 28 Aug 2007 23:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>RESULULLAH ÇANAKKALE SAVAŞINDA!!!</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/resulullah-canakkale-savasinda_4006114.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/resulullah-canakkale-savasinda_4006114.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;Tarihler 1928 yılını göstermektedir. Osmanlının son devir âlimlerinden, Cemal Öğüt Hoca efendi hacca gider. Cumhuriyet yeni kurulmuş, hızlı bir değişim yaşanıyor, Çanakkale savaşının üzerinden de on yılı aşkın bir zaman geçmiştir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cemal Öğüt Hoca efendi Mekke'deki vazifesinin tamamladıktan sonra Medine'ye gider. Medine'de her zamankinden fazla kalır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cemal Öğüt Hoca efendi vaktinin çoğunluğunu Mescid&amp;#8211;i Nebevî'de geçirir. Bu arada Efendimizin türbesindeki görevliyle aralarında yakınlık hâsıl olur. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cemal Öğüt Hoca efendi türbedarla yaptığı sohbetlerde bir şey dikkatini çeker. Türbedar Osmanlı devletine son derece bağlıdır, hatta o kadar ki Osmanlı adı geçtiği yerde muhakkak bir hürmet ifadesi belirtisi gösterir. Bu nuranî ihtiyarın Osmanlı'ya bu derece bağlı ve hürmetli olması Cemal Öğüt Hoca Efendinin merakını celbeder ve bir gün sorar:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&quot;Sizde Osmanlı'ya karşı derin bir sevgi ve muhabbet görüyorum, bunun özel bir sebebi var mı?&quot; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;Nurani ihtiyar derin bir düşünceye dalar ve kısa süre sonra başını kaldırarak şöyle der:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&quot;Allah ve Resûl&amp;#8217;ünün muhabbeti, Osmanlı'yı sevmemi gerektirir.&quot; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sat, 25 Aug 2007 18:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMANLI ORDUSUNUN BİTİREMEDİĞİ BİR TENCERE PİLAV</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-ordusunun-bitiremedigi-bir-tencere-pilav_3995425.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-ordusunun-bitiremedigi-bir-tencere-pilav_3995425.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_51.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=269 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_51.jpg&quot; width=234 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Yavuz Sultan Selîm Han Mısır seferine giderken, yolu Konya&amp;#8217;nın Çumra ilçesindeki Dedemoğlu köyünden geçer. Sultan, ordusunun önünde yol almaktadır. ihtiyar bir köylü görüntüsündeki Dede Molla&amp;#8217;yı tarlasını sürerken görür ve yaklaşıp selâm verir. Dede Molla, gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olmaya devam eder. Atının üzerinde onu seyredenSultan;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&quot;Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş&quot; der.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sat, 25 Aug 2007 18:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DÖRT KITAYI SARAN ÇINAR</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/dort-kitayi-saran-cinar_3991753.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/dort-kitayi-saran-cinar_3991753.html</guid> 
            <description>
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_padisahlar.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=449 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_padisahlar.jpg&quot; width=352 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Osman Gazi&amp;#8217;nin tohumunu attığı ulu Çınar&amp;#8217;ın;&lt;/STRONG&gt; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Orhan Gazi devrinde Asya kıtasından Avrupa kıtasına&amp;#8230;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Yavuz Sultan Selim devrinde buralardan ilave olunarak Afrika kıtasına...&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;İkinci Selim tarafından gerçekleştirilen Sumatra seferiyle Okyanusya kıtasında da boy göstermesi ile Osmanlı Cihan Devleti dört kıtayı saran Ulu bir çınar olmuştur&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/dort-kitayi-saran-cinar_3991753.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 24 Aug 2007 01:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMANLI TÜCCARININ ÜSTÜN AHLAKI</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-tuccarinin-ustun-ahlaki_3962550.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-tuccarinin-ustun-ahlaki_3962550.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_k68.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=397 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_k68.jpg&quot; width=284 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp; Bir gün&lt;/STRONG&gt; yabancı bir kumaş taciri Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak ister. Mal sahibi kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırır. Buna gören yabancı tacir, mal sahibinin bu hareketinin sebebini merak eder ve sorar:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Yabancı tacir:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;- Bu kumaş topunu ayırmanızın sebebini merak ettim? &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Osmanlı esnafı:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;- Onu sana veremem çünkü; bu kumaş topu kusurludur.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Yabancı tacir: &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;- Ziyanı yok, önemli değil. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Osmanlı esnafı o kumaş topunu vermemek de direterek: &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;#8220;Ben malımın kusurlu olduğu.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-tuccarinin-ustun-ahlaki_3962550.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 21 Aug 2007 00:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ABD'Yİ VERGİYE BAĞLADIK</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/abd-yi-vergiye-bagladik_3957146.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/abd-yi-vergiye-bagladik_3957146.html</guid> 
            <description>
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_k78.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=416 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_k78.jpg&quot; width=266 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt; 1783 yılında&lt;/STRONG&gt;, yeni bir denizci devlet, denizlerde tek başına bayrak gezdirmeye başladı. Bu yeni denizci devlet ABD idi. Hemen 2 yıl sonra, yani 1785&amp;#8217;te, Atlantik'te Cadiz açıklarında, bu yeni bayrağı taşıyan ilk gemi Osmanlı gemileri tarafından ele geçirildi. Bu ilk gemiden sonra 1794 yılına kadar birçok ABD gemisi daha Osmanlı eline geçince, ABD bu Osmanlı tehdidi karşısında bir anlaşma yapmayı kabul etmek zorunda kaldı.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;5 Eylül 1795&amp;#8217;te Başkan George Washington ile Cezayir Beylerbeyi Hasan Dayı arasında imzalanan bu antlaşma ile;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;ABD, Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlantik'te gerekse Akdeniz'de ABD sancağı taşıyan hiç bir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın dolar ve yılda 12.000.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/abd-yi-vergiye-bagladik_3957146.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 20 Aug 2007 20:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>OSMANLI ORDUSU SİNA ÇÖLÜNDE İLERLİYOR!</title>
            <link>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-ordusu-sina-colunde-ilerliyor_3940689.html</link>
            <guid>http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-ordusu-sina-colunde-ilerliyor_3940689.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_51.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/kissadanhisseler_51.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt; Yavuz Sultan Selim Han,&lt;/STRONG&gt; Mercidabık Zaferinden sonra 15 Aralık 1516 târihinde Şam&amp;#8217;dan Mısır&amp;#8217;ın Merkezini ele geçirmek için yola çıktı. Mısır&amp;#8217;ın merkezi Kâhire&amp;#8217;ye ulaşmak için Sina Çölünü geçmek gerekiyordu. Eski fâtihlerin bütün teşebbüslerine rağmen, kurak ve çorak çölün geçilmesi imkânsız gibi olduğundan vezir Hüseyin Paşa başta olmak üzere Mısır Seferine îtiraz edildi. Çünkü bu amansız çöl, sanki gündüz cehennem; gece ise, bir buz diyarı idi. Artı 50 ile, eksi 20 arasında değişen bir iklime sahipti. O sanki kumdan bir denizdi.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sultan Selim Han îtirazları susturmak, ordu bozanlığın önüne geçmek için, Vezir Hüseyin Paşayı, îdâm ettirdi. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Sina Çölünde yıllardan beri yağmur yağmamasının verdiği kuraklıkla, müthiş çoraklık, ıssızlık ve kum fırtınası vardı. Pâdişâh, devlet adamları ve süvâriler ata binmiş hâlde çölde ilerlerken Sultan Selim Han bir ara atından ind.. ( &lt;a href=&quot;http://kissadanhisseler.blogcu.com/osmanli-ordusu-sina-colunde-ilerliyor_3940689.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 19 Aug 2007 00:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://kissadanhisseler.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>